Almanya’da önde gelen insan hakları örgütleri ve akademisyenler, İsrail’in Gazze Şeridi’nde yürüttüğü askeri operasyonların “soykırım suçu” teşkil ettiğini belirtti. Berlin’de düzenlenen basın toplantısında İsrail’in uyguladığı aç bırakma politikası, sivil altyapının yıkımı ve uluslararası hukukun ihlalleri detaylarıyla ele alındı.
“İsrail’in Açık Stratejisi: Sistematik Aç Bırakma”
Medico International Orta Doğu Sorumlusu Riad Othman, İsrail’in insani yardım için vaat ettiği güvenli koridorların uygulanmadığını ve yardım konvoylarının hedef alındığını ifade etti.
“Gazze’de günlük ihtiyaçları karşılayacak yardımın ulaştırılması neredeyse imkânsız. Yardım politikası tam anlamıyla bir maskaralık,” dedi.
Othman, Physicians for Human Rights–Israel adlı insan hakları kuruluşunun hazırladığı raporda İsrail hükümetinin “soykırım suçu işlediği” sonucuna ulaşıldığını kaydetti.
Uluslararası Af Örgütü: Açlık Bir Savaş Silahı Olarak Kullanılıyor
Uluslararası Af Örgütü Almanya Genel Sekreteri Dr. Julia Duchrow, Roma Statüsü’ne göre sivil halkı aç bırakmanın savaş suçu olduğunu hatırlattı:
“İsrail’in açlığı sistematik bir savaş aracı olarak kullandığına dair birçok kanıt var. Bu durum insanlığa karşı suçtur. Dahası, soykırım tanımıyla birebir örtüşmektedir.”
Duchrow, İsrail’in askeri hedefleri öne sürerek Gazze halkına karşı sistematik yok etme girişiminde bulunduğunu belirtti.
“Gazze ile Srebrenitsa Arasında Alarm Veren Benzerlikler Var”
Prof. Dr. Ger Duijzings (Regensburg Üniversitesi), 1995’te yaşanan Srebrenitsa soykırımı ile Gazze’deki gelişmeler arasında dikkat çekici benzerlikler olduğuna işaret etti:
“Halkın aç bırakılması, altyapının yıkımı, yaşanamaz koşullar oluşturulması, Srebrenitsa’da olduğu gibi Gazze’de de aynı model uygulanıyor.”
“Alman Hükümeti, Uluslararası Hukuku İhlal Ediyor”
Prof. Dr. Christine Binzel (Friedrich-Alexander Üniversitesi), Almanya’nın İsrail’e verdiği koşulsuz desteğin “suç ortaklığına” dönüştüğünü belirterek ağır eleştirilerde bulundu:
“Gazze’de insanların hayatını kurtarmak için artık siyasi, ekonomik ve toplumsal baskı şart. Almanya, bugüne dek soykırıma karşı etkili bir adım atmadı.”
Binzel, Almanya’nın İsrail ile askeri, bilimsel ve ekonomik ilişkiler yoluyla ahlaki ve hukuki sorumluluk taşıdığını vurguladı.
Uluslararası Adalet Divanı ve Ceza Mahkemesi Devrede
Konuşmalarda ayrıca Mart 2024’te Uluslararası Adalet Divanının aç bırakma konusunda İsrail’i uyardığı, Kasım 2024’te ise Uluslararası Ceza Mahkemesinin Başbakan Netanyahu ve eski Savunma Bakanı Gallant hakkında savaş suçu kapsamında tutuklama emri çıkardığı hatırlatıldı.

