Ümit Özdağ, partisinin Üsküdar İlçe Başkanlığı açılışında yaptığı konuşmada, ay sonuna kadar çalışmalarını İstanbul’da sürdüreceklerini belirterek, “İstanbul Türkiye’nin ekonomik, sosyal ve kültürel merkezidir. İstanbul’da yapılan siyaset, Türkiye’yi şekillendiren siyasettir.” dedi.
Açılış töreninde partililerle bir araya gelen Özdağ, Zafer Partisi olarak 2026 çalışma yılını İstanbul’dan başlattıklarını söyledi. Önümüzdeki süreçte kentin 39 ilçesini kapsayan kapsamlı bir saha çalışması planladıklarını ifade eden Özdağ, İstanbul’un yalnızca bir metropol değil, aynı zamanda Türkiye’nin siyasal yönelimini belirleyen bir merkez olduğuna dikkat çekti.
Özdağ, İstanbul’un yaklaşık 10 milyona yaklaşan seçmen sayısı ve 80 ili temsil etme kapasitesiyle Türkiye siyasetinde özel bir konuma sahip olduğunu belirterek, “Bu şehirde yürütülen siyasi çalışmalar, ülkenin genelini doğrudan etkiler. Biz de Zafer Partisi olarak kuruluşumuzdan bu yana İstanbul’a ayrı bir önem veriyoruz.” ifadelerini kullandı.
39 İlçede Yoğun Saha Programı
Parti programı kapsamında pazar yerleri, alışveriş merkezleri, sivil toplum kuruluşları ve kanaat önderleriyle bir araya geleceklerini aktaran Özdağ, bu temaslarda vatandaşların sorunlarını birebir dinleyeceklerini ve hem yerel hem de ulusal ölçekte çözüm önerilerini paylaşacaklarını dile getirdi. Özdağ, İstanbul’daki saha çalışmalarının sadece seçim odaklı değil, kalıcı bir siyasi temas hedefi taşıdığını da vurguladı.
“Tertemiz Türkiye” Vurgusu
Konuşmasında “Tertemiz Türkiye” projesine de değinen Özdağ, özellikle organize suç, uyuşturucu ve sanal kumar konularında kararlı bir mücadele yürüttüklerini söyledi. İstanbul’un, yabancılarla birlikte yaklaşık 20 milyonluk nüfusuyla Türkiye’nin en büyük şehri olduğunu hatırlatan Özdağ, buna paralel olarak organize suç ve uyuşturucu sorunlarının da en yoğun yaşandığı kentlerin başında geldiğini belirtti. Bu nedenle mücadelenin merkezinin İstanbul olması gerektiğini kaydetti.
Uluslararası Gündem Değerlendirmesi
Özdağ, konuşmasının sonunda uluslararası gelişmelere de değinerek, ABD tarafından Nicolas Maduro’nun alıkonulmasına yönelik iddiaların devletler hukuku ve demokrasi ilkeleri açısından kabul edilemez olduğunu ifade etti.

