Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi (SUBÜ) doktora öğrencisi Özge Özten, kanserli dokuların ışıkla yok edilmesini hedefleyen bor tabanlı fotodinamik terapi projesiyle TÜBİTAK’tan destek almaya hak kazandı. Proje, “TÜBİTAK 1002-A Hızlı Destek Modülü” kapsamında kabul edildi.
SUBÜ Biyomedikal Mühendisliği Anabilim Dalı’nda eğitim gören Özten, projesini Biyomedikal Mühendisliği Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mustafa Zahid Yıldız ve Metalurji ve Malzeme Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Can danışmanlığında yürüttü.
Işığa Duyarlı Yerli Malzeme ile Güçlü Tedavi Hedefi
Geliştirilen projede, kanser tedavisinde kullanılan ışığa duyarlı malzemelerin bor tabanlı ve yerli olarak üretilmesi hedefleniyor. Böylece hem dışa bağımlılık azaltılacak hem de tedavide daha hedefe yönelik ve etkili sonuçlar elde edilmesi sağlanacak.
SUBÜ Rektörü Prof. Dr. Mehmet Sarıbıyık, bor tabanlı bu yeni yaklaşımın, üniversitenin uygulamaya dönük bilimsel çalışmaları arasında önemli bir yere sahip olduğunu vurgulayarak, “Bu projeyle daha önce geliştirdiğimiz kanser tedavi cihazını daha etkin hale getiriyoruz. Yeni malzeme teknolojileri geliştirerek genç araştırmacılarımıza da büyük katkı sunuyoruz.” ifadelerini kullandı.
Yurt Dışı Bağımlılığı Azalıyor
Projeye danışmanlık yapan Prof. Dr. Mustafa Zahid Yıldız ise, yaklaşık 10 yıldır fotodinamik terapi cihazları üzerine çalıştıklarını belirterek, “Işığa duyarlı bu özel malzemeleri daha önce yurt dışından temin ediyorduk. Şimdi kendi nanopartikül temelli kanser tedavi ilacımızı geliştirmek için önemli bir aşamadayız.” dedi.
Prof. Dr. Mustafa Can ise Türkiye’nin bor madenlerinden elde edilen yenilikçi bir malzeme ile özgün bir terapi yöntemi geliştirdiklerini ve kanser hücrelerini hedef alan yapıda %80’e varan başarı sağladıklarını açıkladı. “Bu projeyle, Türkiye’nin yerli kaynaklarını değerlendirerek yüksek katma değerli bir ürüne dönüştürmeyi hedefliyoruz.” diye konuştu.
Klinik Aşamalara Doğru
Proje yürütücüsü Özge Özten, şimdiye kadar yapılan testlerin olumlu sonuç verdiğini belirterek, araştırmanın sonraki aşamalarda da genişletilerek sürdürüleceğini kaydetti.

