Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri
WhatsApp
Sosyal Medya

Antalya’nın Antik Tiyatroları Zamana Direnen Kültür Mirası

Aspendos’tan Side’ye, Myra’dan Termessos’a uzanan Antalya’nın anıtsal antik tiyatroları, geçmişin izlerini bugünün ziyaretçileriyle buluşturuyor.

Aspendos’tan Side’ye, Myra’dan Termessos’a uzanan Antalya’nın anıtsal antik tiyatroları, geçmişin

Doğal güzellikleri kadar tarihi zenginliğiyle de öne çıkan Antalya, geçmişte Likya, Pamfilya ve Pisidya uygarlıklarına ev sahipliği yapmış olmasıyla birçok antik kente ve onların en ihtişamlı yapılarından olan antik tiyatrolara ev sahipliği yapıyor. Bu yapılar, binlerce yıl önce gladyatör dövüşlerinden meclis toplantılarına kadar çeşitli etkinliklere sahne olurken, günümüzde kültür turizminin merkezinde yer alıyor.

Aspendos: Mimari bir şaheser

Antalya’nın Serik ilçesinde yer alan Aspendos Antik Tiyatrosu, Roma döneminin en iyi korunmuş yapılarından biri olarak biliniyor. Yaklaşık 15 bin kişilik kapasitesiyle hâlâ etkinliklere ev sahipliği yapan tiyatro, sahne binası ve oturma düzeniyle görenleri büyülüyor.

Doğa ile iç içe bir deneyim: Termessos

Döşemealtı ilçesindeki Güllük Dağı’nın zirvesinde yer alan Termessos Antik Tiyatrosu, kartal yuvasını andıran konumuyla ziyaretçilere doğayla iç içe eşsiz bir deneyim sunuyor. Tiyatronun bulunduğu alandan ormanlık dağ manzarası gözler önüne seriliyor.

Tarihle iç içe: Side, Myra, Perge ve diğerleri

Pamfilya’nın önemli liman kentlerinden biri olan Side Antik Tiyatrosu, üç katlı sahne binası ve zengin mimari süslemeleriyle öne çıkıyor. Myra Antik Tiyatrosu, Demre’de yer alıyor ve sahne binasının ayakta kalan bölümleriyle ziyaretçilerine Roma döneminin izlerini taşıyor.

Perge, Patara, Xanthos, Limyra, Simena ve Selge gibi antik kentlerdeki tiyatrolar da tarihi atmosferiyle turistlerin ilgisini çekiyor.

Uzmanlardan değerlendirme: Tiyatrolar sosyal ve kültürel birer merkezdi

Akdeniz Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nevzat Çevik, tiyatroların antik kentlerin kültürel, sosyal ve mimari zenginliğini yansıttığını belirterek, “Antik tiyatrolar, yalnızca yapısal değil, içinde yaşananlarla da dönemin refahını ve sosyal hareketliliğini gösteriyor,” dedi.

Helenistik dönemde küçük çaplı tiyatrolarla başlayan bu yapıların, Roma döneminde gösteri kültürünün değişmesiyle daha büyük ve çok amaçlı yapılar haline geldiğini vurgulayan Çevik, “Roma’da gladyatör dövüşleri, vahşi hayvanlarla mücadeleler tiyatrolarda izleyiciyle buluşuyordu,” ifadelerini kullandı.

Limyra’da deprem sonrası yeniden doğuş

Hitit Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Kudret Sezgin, Finike’deki Limyra Antik Tiyatrosunun M.Ö. 2. yüzyılda inşa edildiğini ve M.S. 142’deki büyük deprem sonrası bir hayırsever olan Opramoas’ın katkılarıyla yeniden ayağa kaldırıldığını belirtti. Sezgin, bu tiyatrolarda sadece oyunların değil, deniz savaşlarının dahi sahnelendiğini söyledi.