Bayındır Söğütözü Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Hüseyin Demirörs, robotik cerrahinin kalça ve diz protezi ameliyatlarında sağladığı avantajlara dikkat çekerek, doğru teknik ve planlama ile protez ömrünün uzatıldığını vurguladı.
Yapılan açıklamaya göre, eklem hastalıklarında medikal tedavilerin yetersiz kaldığı durumlarda başvurulan protez uygulamaları, özellikle ileri yaşlarda sıkça tercih ediliyor. Ancak doğumsal sorunlar, kırıklar ve romatizmal hastalıklar gibi nedenlerle genç yaşta da protez ihtiyacı doğabiliyor.
“Her Hasta Protez İçin Uygun Değildir”
Prof. Dr. Demirörs, protez ameliyatı kararının dikkatli değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, “Doğru ve dikkatli bir değerlendirme yapılmadan uygulanan protezler, mevcut şikayetleri azaltmak yerine artırabilir. Bu nedenle, hangi hastanın hangi uzvunun protezden fayda göreceği doğru tespit edilmelidir” dedi.
Robotik Cerrahinin Sağladığı Avantajlar
Demirörs, robotik diz ve kalça protezi cerrahisinin, klasik yöntemlere göre daha hassas planlama imkânı sunduğunu ve ameliyat sonrası dönemde hastalara daha az ağrı ve daha yüksek konfor sağladığını ifade etti.
Robotik kalça protezi cerrahisinin faydaları şunlar:
Protezin ideal pozisyonda yerleştirilmesini sağlar.
Eklemdeki sürtünmeyi azaltır, bu da yıpranmayı geciktirir.
Protezin yerinden çıkma riskini düşürür.
Uzun ömürlü ve daha güvenli kullanım sunar.
Robotik diz protezinde ise:
Bağların eşit gerginlikte tutulması sağlanır.
Bacağın doğal eksenine en yakın pozisyon oluşturulur.
Yürüyüş ve hareket kabiliyeti daha iyi sonuç verir.
Demirörs, “Robotik sistemle protez parçalarının konumlandırılması çok daha hassas yapılıyor. Bu da hem ameliyatın başarısını artırıyor hem de hastanın uzun yıllar sorunsuz bir yaşam sürmesine yardımcı oluyor” dedi.
Donanım ve Uzmanlık Şart
Robotik protez ameliyatlarının başarılı olabilmesi için yalnızca teknoloji değil, bu teknolojiyi kullanacak donanımlı sağlık altyapısı ve yetkin cerrahlar da kritik önem taşıyor.
Demirörs, “Robotik sistemin doğru çalışabilmesi için hastanenin teknik altyapısının bu sistemi desteklemesi ve cerrahın bu alanda eğitim almış olması gerekir” diyerek, hasta güvenliğinin bu koşullarla sağlandığını belirtti.

