Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri
WhatsApp
Sosyal Medya

Tekerlekli sandalyedeki Gazzeli baba, çocuklarını doyurmak için ölüm tuzaklarına gidiyor

Gazze’de 6 çocuk babası İbrahim Abduddayim, “Bir kutu konserve ya da bir kilo un için ölüme gidiyoruz. Çocuklarım aç kalmasın diye tekerlekli sandalyeyle yardım noktalarına gitmek zorundayım.” dedi.

Gazze’de 6 çocuk babası İbrahim Abduddayim, “Bir kutu konserve ya

İsrail’in 2014’teki saldırılarında iki bacağını kaybeden 37 yaşındaki İbrahim Abduddayim, Gazze’deki ağır abluka koşullarında çocuklarını doyurabilmek için ölüm riski altındaki yardım dağıtım noktalarına gitmek zorunda kalıyor.

Gazze Şeridi’nin kuzeyindeki Beyt Lahiya sakinlerinden olan 6 çocuk babası Abduddayim, ailesiyle birlikte şu an Şifa Hastanesi yakınlarında bir çadırda yaşamını sürdürüyor. İsrail’in uyguladığı abluka nedeniyle ailesinin yiyecek, su ve yakıt ihtiyacını karşılamak için tekerlekli sandalyesiyle de olsa yardım noktalarına gidiyor.

“Bir kutu konserve için ölüme gidiyoruz”

Çocuklarını doyurmak için her gün hayatını riske attığını anlatan Abduddayim:
Bir kutu konserve ya da bir kilo un için ölüme gidiyoruz. İster Zikim ister Netzarim olsun fark etmez. Karnımızı doyurmak için ölümle burun buruna geliyoruz. Ben tekerlekli sandalyeye mahkum olmama rağmen bu noktalara gitmek zorunda kalıyorum.” dedi.

“Baba yemek istiyoruz” diyen çocuklarının sesine kayıtsız kalamadığını belirten Abduddayim, şansına yiyecek bulursa eve fasulye konservesi ya da un getirdiğini, bulamazsa ise çaresiz kaldığını dile getirdi.

Tuzlu suyla açlığı bastırıyorlar

Abduddayim, “Yiyecek bulursak yiyoruz, yoksa tuzlu suyla öğünü geçiştiriyoruz. Mercimek yedikten sonra çocuklara hemen acıkmamaları için tuzlu su içmelerini söylüyorum.” ifadelerini kullandı.

Yeni doğan kızının bakımını üstlenemeyecek durumda olduğunu belirten baba, “Bebeğim 10 günlük. Mama, bez, kıyafet hiçbir şey yok. Hastaneden almak bile istemedim. İnsanlar bana bebeği almamı söyledi ama nasıl bakacağım?” sözleriyle çaresizliğini anlattı.

“Karın doyurmak ölüm demek”

Eşi Nida Abduddayim ise, eşinin Zikim’den getirdiği bakliyatın 4-5 gün yettiğini belirterek şunları söyledi:
Bulursak yiyoruz, bulamazsak aç duruyoruz. Hayatımız bu şekilde geçiyor. Yemek bulmak, karın doyurmak zor iş. Ölüme gitmek demek. İnsanlar gidiyor, bir daha dönemiyor. Ama çocuklarımız için gitmek zorundayız.”