Toplantıda konuşan Adnan Bali, Türkiye’nin büyüme hedeflerine ulaşabilmesi için elinde çok güçlü kozlar bulunduğunu vurguladı. Bali, Türkiye’nin rekabet gücünü artıracak dört temel avantajı şu şekilde sıraladı:
Güçlü insan kaynağı
Finans sektörü başta olmak üzere teknolojik gelişmişlik
Reel sektörün esnek üretim kabiliyeti
Yenilenen lojistik altyapı
Bali, Türkiye’nin stratejik konumu sayesinde, 3-4 saatlik uçuş mesafesinde 1,5 milyar nüfus ve 30 trilyon doları aşan GSYH’ye sahip pazarlara erişim sağladığını belirtti. Bu potansiyelin, Türkiye’yi bölgesel bir üretim ve lojistik merkezi haline getirebileceğini ifade etti.
“Yollarımız yeni, limanlarımız gelişmiş, organize sanayi bölgeleriyle demir yolları entegre ediliyor. Bu altyapı, Türkiye’yi yatırım açısından cazip kılıyor,” dedi.
Zorlu: Sanayinin payını artırarak büyümeliyiz
ESİAD Yönetim Kurulu Başkanı Sibel Zorlu ise konuşmasında küresel ekonomik dalgalanmalara, iklim krizi ve bölgesel savaşların etkilerine dikkat çekti.
Zorlu, Türkiye’nin sürdürülebilir büyüme hedeflerine ulaşabilmesi için sanayinin milli gelirdeki payının artırılması gerektiğini vurguladı.
“Üretim ve istihdam odaklı bir kalkınma modeli izlemeliyiz. Teknolojiye dayalı yatırımlarla tedarik zincirinde güçlü pozisyon alabilir, yabancı yatırımcı çekebiliriz. Bunun yolu da finansmana erişimden geçiyor,” dedi.
Gümrük Birliği’nin mevcut yapısının Türkiye için sınırlayıcı hale geldiğini belirten Zorlu, bu yapının güncellenmesini beklediklerini ifade etti.
Akgerman: Ekonomi güven ve iş birliğiyle yönetilir
ESİAD Yüksek İstişare Konseyi Başkanı Bülent Akgerman da konuşmasında, ekonominin yalnızca rakamlarla değil, güven temelli beklentilerle şekillendiğini söyledi.
“Enflasyonla mücadele yalnızca ekonomi yönetiminin değil, tüm kesimlerin ortak sorumluluğudur. Güven ortamı sağlanmadan yatırım ve üretim sürdürülebilir olmaz,” dedi.
Akgerman ayrıca Gazze’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekerek, barış ve temel hakların her zaman öncelikli olması gerektiğini vurguladı.
Kaleağası: İzmir teknoloji vizyonunu netleştirmeli
Paris Bosphorus Enstitüsü Başkanı Bahadır Kaleağası ise İzmir’in küresel teknoloji ekosistemine entegre olması gerektiğini belirtti.
“Yeni dünya düzeni, teknolojiyle şekilleniyor. İzmir’in bu değişime ortak olabilmesi için vizyonunu ortaya koyması şart,” değerlendirmesinde bulundu.

